Özgürlük ve Tanri iradesi

ÖZGÜRLÜK VE TANRI ’ NIN IRADESI : Kendini Tanri’inin iradesine terketmek büyük bir iyiliktir . O zaman yanlizca Rab can ’ dadir ; Oraya baska düsünceler girmez . Dua berrakraklasir ve yürek , hatta beden elem çekerken bile Tanri’ nin sevgisini hisseder . Bir can kendini tümüyle Tanri’nin iradesine terkettigi vakit , Rab’bin bizzak kendisi ona kilavuzluk etmeye baslar . Can baska zamanlar Yazilar ve ögretmenler tarafindan egitilirken o zaman dogrudan dogruya Tanri tarafindan egitilir . Fakat can’in ögretmeninin Rab’bin bizzat kendisi olmasi ve onu Kutsal-Ruh’un kayrasiyla egitmesi seyrektir . Bunu deneyleyenler çok az sayidadir : onlarki yanlizca Tanri’nin iradesine göre yasayanlardir . Kibirli (gururlu ) insan Tanri’nin iradesine göre yasayamaz , keza o kendi kendisini yönlendirmeyi sever . Insanin tek akli yoluyla ve Tanri’dan vazgeçerek kendi kendini idare edemeyecegini o anlamaz . Bende ayni sekilde dünyadayken ve ve daha henüz Rab’bi ve onun Ktsal-Ruh’unu tanimamisken Rab’bin bizi ne kadar sevdigini bilmiyordum . Ve kendi öz aklima bel bagliyordum . Fakat Kutsal-Ruh yoluyla Tanri’nin oglu Rab’bimiz Isa Mesih’i tanidigim vakit o zaman can’im kendini Tanri’ya terketti . Ve o zamandan beri basima gelen tüm tecrübeleri kabül ediyor ve söyle diyorum : « Rab beni görüyor , kimden korkarim ? » . Fakat baska zaman böyle yasayamiyordum . Kendini Tanri’nin iradesine terkeden için yasamak çok daha kolaydir , çünki hastalik’ta , fakirlikte ve zulümlerde bile söyle düsünür : « Bu Rab’bin hosuna gidiyor ve bende buna günahlarimdan dolayi katlanmaliyim . Iste bir çok yillardan beri bas agrisindan elem çekiyorum ve ona tahammül bana zor , fakat bu bana iyilik ediyor , keza can hastalik yoluyla alçakgönüllü oluyor . Can’imin dua etmeye ve uyanik durmaya yakici bir istegi var , fakat hastalik bana bunu yapmama engel oluyor , keza hasta bedenin dinlenmeye ve sakinlige ihtiyaci vardir . Rab’be beni iyilestirmesi için çok dua ettim , fakat Rab duami kabül etmedi . Buda bunun bana yararli olmayacaginin isaretidir . Fakat baska bir defa Rab’bin beni çabucak isitip beni kurtardigi olmustu : bir bayram günü yemekhanede balik servisi yapiyorduk . Yemek yerken derince bogazimda kalan bir kilçik yuttum . Aziz Pantéléimon’u anip ondan beni iyilestirmesini istedim , çünki doktorlarda bu kilçigi bogazimdan çikaramiyorlardi . Ve “ iyilestir ” sözcügünü telaffuz eder etmez can’ima su yaniti aldim : “ yemekhaneden çik , derince solu ve kilçik kanla çikacaktir ” . Ve aynisini yaptim . Disari çiktim , derince soludum , öksürdüm ve büyük bir kilçik kanla birlikte fiskirdi . Ve anladimki Rab beni bas agrilarimdan iyilestirmiyorsa böylece aci çekmenin bana yararli olacagi anlamina geliyor . Dünyada en degerli sey Tanri’yi tanimak ve kismide olsa onun iradesini sezebilmektir . Tanri’yi taniyan can her seyde kendini Tanri’nin iradesine terketmeli ve onun önünde korkuda ve sevgide yasamali. Sevgide , keza Tanri sevgidir . Korkuda , keza her hangi bir kötü düsünceyle Tanri ’ ya aykiri davranmamakta özenli olmak gereklidir . Hey Ya Rab , sen öyle etki Kutsal-Ruh’un kayrasiyla savunulmus olup senin kutsal iradene göre yasayalim . Kayra bizimleyken ruh’umuzu güçlendirir . Fakat onu kaybettigimiz vakit zayifligimizi kesvederiz . Görürüzki Tanri olmaksizin iyi bir düsünceye bile varamayiz . Merhametli Tanri , sen bizim dayanaksizligimizi bilirsin . Senden sunu istiyorum : bana alçakgönüllü bir can ver , keza merhametinle alçakgönüllü can’a iradene göre yasama kuddreti verirsin . Ona tüm sirlarini açinlarsin ; Ona seni tanima ve hangi sonsuz sevgiyle bizi sevdigini anlamayi nasip edersin . Tanri’nin iradesine uygun olarak yasayip yasayamadigimizi nasil bilebiliriz ? Iste bir ipucu : Bir seyin yoksunlugu sana aci çektiriyorsa kendini tümüyle ,( bir yandan onun iradesine göre yasama izlenimine sahip olurken ) , Tanri’nin iradesine terketmedigindendir . Tanriya göre yasayan hiç bir sey için kaygi duymaz . Ve bir seye ihtiyaci varsa o seyi oldugu gibi kendisinide Tanri’ya baglar . Ve ihtiyaci oldugu seyi elde edemezse her seye ragmen sanki elde etmis gibi sakin durur . Kendini Tanri’nin iradesine terkeden insan hiç bir seyden korkmaz : ne firtinadan ne hirsizlardan nede hiç bir seyden . Ve basina ne gelirse gelsin kendine söyle der : « bu Rab’bin hosuna gidiyor » . Iste böyledirki can’da ve bedende baris korunur . Kendisi için kaygi duyan can’i Tanri’da baris bulacak biçimde Tanri’nin iradesine kendini terkedemez . Fakat , alçakgönüllü can kendini TANRININ IRADESINE TERKEDER VE ONUN ÖNÜNDE KORKU VE SEVGI ICINDE YASAR : Korkuda : Tanri’ya karsi hiç bir seyde günah islememek için . Sevgide : keza can Rab’bin bizi ne kadar sevdigini bilir . En iyi is kendini Tanri’nin iradesine terketmek ve tecrübelere umutla dayanabilmektir . Rab elemlerimizi görerek bizi güçlerimizin disinda yükle yüklemeyecektir . Acilarimiz bize o denli agir görünüyorsa kendimizi Tanri’ya terketmedigizin isaretidir . Her seyde kendini Tanriya terkeden can onda erinç bulur , keza deney ve Kutsal Yazilar yoluyla bilirki Rab bizi seviyor ve bize göz kulak oluyor , biryandan her seyi kayrasi yoluyla barista ve sevgide yasatarak . Kendini Tanri’nin iradesine terkeden hasta , fakir ve zulüm çekecek olsa bile hiç bir seyden elem çekmez . Can bilirki Rab bize sevecenlikle özen gösterir . Kutsal-Ruh Tanrisal islere taniklikta bulunur . Fakat itaatsiz ve kibirli insanlar kendilerini Tanri’nin iradesine terketmek istemezler , keza onlar kendi öz iradelerini yerine getirmek isterler , buda can için o denli tehlikelidir . Abba Poemen söyle diyor : « irademiz Tanriyla biz arasinda çelik bir duvar gibidir ve bizi ona yaklasmaya ve onun merhametini görmeye engel olur » . Rab’bin emirlerini kolayca yerine getirebilmek için daima Rab’den can’nin barisini dilememiz gerekir ; Keza Rab iradesini yerine getirmeye çalisanlari sever ve onlarda Tanri’da büyük bir baris bulurlar . Tanri’nin iradesini yerine getiren her seyden memnundur , çünki Rab’bin kayrasi onu sevinçli kilar . Fakat kismetinden hosnutsuz olan , hastaligindan yada kendisine suç isleyenden yakinan kendisinden Tanriya karsi minnattarligi kaldiran kibirli ruh içinde bulundugunu iyi anlasin . Alçakgönüllü can daima Tanriyi hatirlar ve söyle düsünür : « Tanri beni yaratti , benim için elem çekti , günahlarimi bana bagislar ve beni teselli eder ; Beni besler ve beni bakima alir . Öyleyse niçin kaygi duyayim yada ölüm beni tehdit etse bile kimden korkayim ? » . Rab kendini Tanri’nin iradesine terkeden her can’i aydinlatir , keza O söyle demistir : « sikinti gününde beni an ve sen bana hamt edeceksindir ( Mezmur 49 , 15 ) . Her hangi bir seyden saskina düsen can Rab’bi sorgulamali ve Rab onu aydinlatacaktir . Buda özellikle talihsizlik ve huzursuzluk içinde olundugu zaman içindir . Insan ruhsal baba’sinida sorgulamali , keza buda çok alçakgönüllü bir tutumdur . Inayetiyle Rab insan’a tecrübeleri minnattarlikla tahammül edilmesi gerektigini ögretir . Tüm yasamim boyunca elemimden dolayi tek bir kez defa mirildanmadim , fakat her seyi Tanri’nin elinden sagaltici bir ilaç olarak kabül ettim . Daima Tanri’ya sükrettim ve bunun için Rab bana büyük acilari kolayca tahammül etmemi bana nasibetti . Yeryüzündeki tüm insanlar elemi anlatirlar . Ve Rab’bin bize gönderdigi elemler büyük olmamasina ragmen insanlara çekilmez görünüp onlari ezerler . Buda onlarin ne can’larini asagilamadiklarindan nede kendilerini Tanri’nin iradesine terketmek istemediklerinden gelir . Fakat , kendilerini Tanri’ya terkedenleri Rab’bin bizzat kendisi kayrasiyla götürür . Onlar herseyi sevdikleri Tanri sevgisi yoluyla cesaretle çekerler ve bu sevgiyle ebediyen izzetleniceklerdir . Yeryüzünde insan elemden kaçamaz . Fakat , kendini Tanrinin iradesine terkeden ona kolayca katlanir . O elemleri görür , fakat Tanri’ya umut eder ve elemlere katlanir . Mesih’in Annesi haçin önünde dururken acisi kavranilamayacak biçimde büyüktü , çünki oglunu tahmin edemecegimizden daha fazla seviyordu . Ve bilirizki ne kadar seversek o kadarda elem büyüktür . Insan varligi olarak Tanri’nin Annasi onun acisina katlanamamis olurdu , fakat kendisini Tanri’nin iradesine terketti ve Kutsal-Ruh onu güçlendirdi ve ona bu aciya katlanma gücü verdi . Ve Rab’bin göge çikisindan sonra Tanri’nin tüm halki için acilarda büyük bir teselli oldu . Rab yeryüzüne Kutsal-Ruh’u vermistir ve O’nun kendisinde yasadigi kimse cenneti kendisinde tasidigini hisseder . Belki diyeceksiniz : « neden benim Böyle bir inayetim yok » ? çünki kendini Tanri’nin iradesine terketmedigin için , fakat keyfine göre yasadigin içindir . Kendi öz iradesini seveni bakiniz ; hiç bir zaman can’inda baris yoktur ve herzaman doyumsuz ve hosnutsuzdur . Fakat kendini Tanri’nin iradesine terkeden temiz ( saf ) duanin armaganini alir . Çok kutsal Meryem Anamizda kendisini böyle biçimde Tanri’ya terketmistir : « iste Rab’bin hizmetçisi , bana sözüne göre olsun » . Ve bizde ayni sekilde söyle dersek : « ben senin hizmetçinim , senin iraden olsun » ! , o zaman Incil’de Kutsal-Ruh tarfindan yazilan Rab’bin sözleri can’imizda kalacaklardir ve tüm dünya Tanri sevgisiyle dolacaktir . Yeryüzündeki yasam ne kadar sasirtici olacaktir ! O denli yüzyillardan beri Rab’bin sözleri tüm dünyada duyulmasina ragmen , bununla birlikte insanlar onlari anlamiyorlar ve kabül’de etmiyorlar . Fakat Tanri’nin iradesine göre yasayan yerde ve gökte izzetlenecektir . Kendini Tanri’nin iradesine terkeden yanlizca Tanyi’yla mesgüldür . Tanrisal kayra ona durmaksizin duada kalmaya yardim eder . Hatta çalissa ve konussa bile can’i daima Tanri’dadir ve kendini Tanrisal iradeye verdigi vakit Rab ona göz kulak olur . Kutsal gelenek derkirki kutsal aile ( Meryem ve Yusuf ) Misira yolculuk sirasinda bir haydur onlarla karsilasir ve onlara hiç bir kötülük yapmaz ve söyle bildirir : « Eger Tanri enkarne ( beden almis ) olmus olsaydi bu çocuktan daha güzel olmazdi ve onlari baris içinde yollarina gitmeye birakir . Yirtici bir hayvan gibi hiç bir kimseyi kayirmayan bir haydur kutsal aileye kötülük yapmamasi sasirticidir . Cocugun ve tatli annesini gördügünde haydutun can’i duygulanmis ve Tanrisal inayet ona dokunmustur . Sehitleri yada aziz insanlari gördüklerinde yumuksaklasan vahsi hayvanlarlada ayni sey olusur ve onlara hiç bir kötülük yapmazlar . Hatta cinler bile alçakgönüllü ve yumusak canlardan korkarlar : böyle bir can onlara ( cinlere ) itaakarlik , oruç ve dua yoluyla üstün gelir . Sasirtici diger olgu : haydut çocuk-Mesih’e merhamet etmistir , fakat büyük rahipler ve eskiler onu haça çakilmasi için Pilat’a teslim etmistir ve buda dua etmedikleri ve Rab’den ne yapmalari gerektigi ve nasil davranmalari konusunda kendilerini aydinlatmasini istemedikleri içindir . Bu yüzden sik sik sefler ve diger insanlar iyiligi ararlar , fakat onun nerede oldugunu bilmezler .Tanri’da olduklarini ve onun( iyiligin ) bize Tanri tarafindan verildigini bilmezler . Ne yapmamiz gerektigini Rab’bin bize kavratabilmesi için daima dua etmemiz gerekir ve Rab bizi yanlis yol almaya birakmayacaktir . Adem Havva’nin kendine verdigi meyve konusunda Rab’bi sorgulama bilgeligi olmadi ve böylece cenneti kaybetti . David « Ulri’nin karisini almam iyimidir » diye Rab’den dilemedi ve zina ve cinayet günahina düstü . Günahlar isleyen azizler içinde bunun aynisidir ; Rab’be kendilerine yardim etmesi ve aydinlamasini için dua etmedikleri için günaha düserler . Sarovlu aziz Serafim söyle diyor : « kendi öz aklima dayanarak konusursam yanilgilar olusuyor » . Fakat bazi yanilgilar bizim yetkinsizligimizden gelir ve günah degildirler . Bunun aynisi Tanri’nin Anne’sindede olmustur . Incil’de deniyorki Yusuf’un esliginde kudüsü terkettiginde Oglunun akrabalarla yada tanidiklarla yol aldigini düsünüyordu ve yanlizca üç günlük aramanin sonundadirki O’nu Kudüs tapinaginda yasa doktorlariyla tartisirken buldu ( Luka 2 , 44-46 ) . Yanlizca Rab her seyi bilir ; Bize gelince , ne olursak olalim , yanilgilar islemekten kaçinmamiz için Tanri’ya bizi ayditlatmasi için dua etmemiz gerekir ve ruhsal babamizida sorgulamamiz gerekli . Tanrisal Ruh herkesi farkli bir tarzda yönetir : biri çölün yanlizligina kaçar ve yüregin duasinda sabreder ; digeri inasanlar için Tanri katinda sefaatta bulunur ; birine Mesih’in sürünü ( toplulugunu ) gütme kabiliyeti verilmistir ; digerine Incil’i yaymak yada elem çekenleri teselli etmek verilmistir . Bir digeri komsusunu isi ve serveti yoluyla yardim eder . Ve tüm bunlar farkli derecelere göre verilen Kutsal-Ruh’un armaganlaridir : birine otuz , digerine altmis ve bir baska digerinede yüz ( Markos 4 , 20 ) . Biz birbirlerimizi yüregin sadeligi içinde seversek Rab bize Kutsal-Ruh yoluyla bir çok mucizeler gösterecektir ve bize büyük sirlari açinlayacaktir . Tanri doymayan bir sevgidir …. Ruh’um Tanri’da devinimsizlesiyor ve yazmayi durduruyorum…. Rab’bin bizi yönettigi benim ne kadar açik . Onsuz iyi bir düsünceye dahi sahip olamayiz Bunu için Rab’bin bize kilavuzluk edebilmesi için kendimizi alçakgönüllüce Tanri’nin iradesine terketmemiz gerekir . Hepimiz yeryüzünde üzülürüz ve özgürlük arariz , özgürlügün neden ibaret oldugunu ve nerede oldugunu bilen azdir . Bende özgürlük istiyorum ve onu gece gündüz ariyorum . Anladimki o Tanri katindadir ve Tanri onu yüregi alçakgönüllü olanlara , tövbe edenlere ve Tanri’nin önünde kendi öz iradelerini kesip atanlara verir . Tövbe edene Rab barisini ve kendisini sevme özgürlügünü verir . Ve dünyada Tanri’yi ve komsuyu sevmekten daha iyi bir sey yoktur . Can barisi ve sevinci bunda bulur . Hey yeryüzünün bütün haklari , sizin önünüzde diz çöküyor ve size yalvariyorum : MESIH’e geliniz . Sizin için onun sevgisini biliyorum . ve bunun için onu tüm yeryüzüne bagiriyorum . Eger bir sey bilinmiyorsa bundan nasil bahsedebiliriz ? Belki soracaksindir : « insan Tanri’yi nasil taniyabilir » ? Fakat ben diyorumki biz Tanriyi Kutsal-Ruh’la tanidik . Sende eger kendini asagilarsan o zaman Kutsal-Ruh sanada Tanriyi ifsa( révéler ) edecektir . Ve sende onu tüm dünyaya müjdelemek isteyeceksindir . Yasliyim ve ölümü bekliyorum . Insanlarin sevgisi ugruna hakikati yaziyorum . Onlar ugruna can’im elem içinde . Kurtaracak tek bir insan olsada yardim edecegim bir seyim olursa bundan Tanri’ya tesekkürler ebediyen sunacagim . Fakat yüregim tüm dünya için aci çekiyor , ki bütün insanlarin tövbe edip Tanri’yi tanimasi , sevgide yasayip ve Tanri’daki özgürlükten tat almalari için . Hey yeryüzünün bütün insanlari , dua ediniz ve günahlariniza aglayiniz . Rab size onlari affedecektir . Af neredeyse özgürlük ve sevgide orada egemenlik sürer . Rab kafirin ölümünü istemez , ve tövbe edene Kutsal-Ruh’un inayetinin armagini verir . Can’a baris ve ruh ve yüerk yoluyla Tanri’da varolma özgürlügünü verir . Kutsal-Ruh bize günahlarimizi affettigi vakit can Tanri’ya temiz bir yürekle dua etme özgürlügünü kazanir . O zaman özgürce Tanri’yi seyredebilir ve onda dingince ve sevinç içinde oturur . Gerçek özgürlük iste budur . Fakat Tanri’siz özgürlügü bulamaz , çünki düsmanlar can ’ i kötü düsüncelerle gaflete ugratirlar . Tüm dünyaya hakikati diyorum : Tanri’nin önünde igrençcim . Tanri bana Kutsal-Ruh’un inayetini vermemis olsaydi , kendi kurtulusumdan umutsuzluga düsmüs olurdum . Kutsal-Ruh bizi egiter ve bunun için Tanri konusunda yaziyorum , keza O beni yazmaya iter . Insanlara merhamet ediyorum . Agliyorum ve onlar üzerine sizlaniyorum . Düsünenler çoktur : « çok günah isledim , öldürdüm , sisdet uyguladim , yalan sahitlik ettim ve ahlâksizlik içinde yasadim ve daha çok seyler yaptim » . Ve utanç onlari( insanlari ) pismanlik yolunda baglamaya engel oluyor . Fakat sunu unutuyorlarki tüm günahlari Tanri’nin önünde denizde bir damla su gibidir . Hey benim yeryüzünün tüm insan kardeslerim ,henüz daha zaman varken tövbe ediniz . Tanri sizin tövbenizi merhametle bekliyor . Tüm gök , tüm kutsallar ’ da bu tövbeyi bekliyor . Tanri sevgi sevgi oldugu gibi azizlerdede Kutsal-Ruh sevgidir . Isteyiniz ve Rab size affedecektir . Ve günahlarinin affini elde ettigin vakit can’inda sevinç ve nese olacaktir . Kutsal-Ruh’un inayeti can’ina girecektir ve sana söyle diyecektir : « iste gerçek özgürlük ; O Tanri’dandir ve Tanri’dan gelmektedir » . Tanrisal inayet özgürlügü kaldirmaz , fakat yanlizca Tanri’nin emirlerini yerine getirmeye yardim eder . Adem inayet içindeydi , fakat iradesi ortadan kalkmisti . Ayni sekilde meleklerde Kutsal-Ruh’da konut kurarlar , fakat özgür iradeleri onlardan alinmaz . Bir çok insan kurtulus yolunu bilmez . Karanliklara düserler ve hakikatin isigini görmezler . Rab var oldu , vardir ve var olacaktir ve tüm insanlari sevecenlikle kendine çagirir : « hey elem çekenler ve agir yük altinda yorulanlar bana gelin ; beni taniyiniz ve ben size baris ve özgürlük verecegim » . Iste gerçek özgürlük : Tanri’da olmak . Baska zamanlar bende bunu bilmiyordum . Yirmi yedi yasina kadar Tanri’nin var oldugunu düsünüyordum , fakat onu tanimiyordum . Can’im O’nu Kutsal-Ruh yoluyla tanidigindan beri büyük bir arzuyla O’na yöneliyor . Ve simdi O’nu gece ve gündüz yanan bir yürekle ariyorum . Rab istiyorki birbirlerimizi sevelim . Gerçek özgürlük sundan ibarettir : Tanri içjn ve komsu için sevgiden . Esitlik ve özgürlük orada bulunur . Sosyal düzende esitlik olamaz . Fakat bunun can için önemi yoktur . Herkesin kiral yada sultan olmasi olanakli degildir . ; herker patrik bas rahip yada sef olamaz . Fakat her kosulda Tanri’yi sevip O’na hos olabiliriz . Herseyden önce önemli olanda budur . Tanri’yi her seyde gücendirmekten korkmak – ki bu sevginin ilk derecesidir - ; ruh’unu tutkusal düsüncelerden korumak – ki buda ilkinden daha büyük sevginin ikinci derecesidir - Can’inda inayetin varligini hissetmek – daha büyük sevginin üçüncü derecesidir . Dördüncü derece – Tanri için kusursuz sevgi – canda ve bedende Kutsal-Ruh’un inayetine sahip olmaktir . Bu tür insanin bedeni bile kutsallasir ve ölümünden sonra kutsal kalintiya dönüsür . Büyük azizler , peygamberler ve aziz çileciler bu dereceye ulasmislardir . Bu dereceye ulasan bedensel asiri istegin etkisinden uzaktir . Özgürce genç bir kizla ve onun için hiç bir istek duymaksizin uyuyabilirler . Tanri sevgisi genç bir kiz için sevgiden – dolulugu içinde herkesin çekildigi sevgiden - daha küvvetlidir . Keza Kutsal-Ruh’un tatliligi bütünlügü içinde insani yeniden dogurur ve ona Tanri’yi kusursuzca sevmeyi nasip eder . Eger can Tanri’sal sevginin dolulugu içinde bulunuyorsa , dünyanin onun üzerinde hiç bir etkisi yoktur . Insan yeryüzünde digerleriyle yasamasina ragmen Tanri için sevgisinde dünyada olan herseyi unutur . Talihsizligimiz sudurki ruhumuzun kibirinden dolayi bu inayette sabredetmedigimizdir ve inayet can’i terkeder . Can onu aglayarak arar ve sizlanarak söyle der : “ Can’im Rab’bi özlüyor „ .

Créer un site gratuit avec e-monsite - Signaler un contenu illicite sur ce site