Büyül Bilim

BÜYÜK BILIM : Biz yeryüzünde yasadikça , bize düsmanlara karsi mücadele etmeyi ögrenmek gerekiyor . Her seyin en zoru Allah sevgisi yoluyla bedeni köreltmek ve kendi-öz sevgimizi yenmektir . Öz sevgiyi yenmek için mutlaka sürekli olarak kendini alçaltmak gerekir . Bu BÜYÜK BIR BILIMDIR ve onu çabucacik elde edemeyiz . Insan kendini bütün varliklardan daha kötü sayip ve kendini cehenneme yargilamasi gerekir . Bunu yoluyla can alçakagönüllülügü bulur , sevincin dogdugu tövbenin gözyaslarini elde eder . Can’ini söyle düsünmeye alistirmak iyidir . “ cehennem atesinde yanacagim ” . Fakat ne yazikki bunu anlayanlar nadirdir . çoklari umutsuzluga düserler ve buda onlarin kayboluslarina neden olur . Sertlesirler ve ne dua ederler ne okurlar nede Allah’i bile düsünmek istemezler . Insan kendi kendini yargilamali , fakat Allah’in sevgisinden merhametinden umutsuzluga düsmemek kaydiyla . Kirilmis ve alçakgönüllü bir ruh kazanmali ve o zaman tüm düsünceler kaybolacaktir ve ruh temizlenecektir . Fakat bu pratikte , insan can’ini ezmemesi için kendi öz sinirlarini bilmesi gerekir . Kendini tanimayi ögren ve can’ina gücünün disinda yük yükleme . Tüm canlarin ayni direnisi yoktur : kimileri bir tas gibi küvvetlidir , fakat bazilari duman gibi zayiftir . Dumana benzeyen gururlu can’lardir . Nasilki rüzgar dumani alip götürürse düsmanda gururlu canlari istedigi yere çeker , çünki onlarin sabirlari yoktur ve kolayca seytan tarafindan yanilmaya birakilirlar . Fakat alçak gönüllü canlar Rab’bin emirlerini korurlar ve sarsilmascasina orada tutunurlar tipki dalgalarin kendisine kirildigi denizdeki kaya gibi . Onlar kendilerini Allah’in iradesine terketmislerdir , ruh’lari hep onu seyreder ve Rab onlara Kutsal-Ruh’un kayrasini verir . Emirlere göre yasayan her an ve her saat can’inda Kayrayi hisseder . Fakat Kayranin gelisini kesfedemeyen insanlarda vardir . Allah sevgisini bilen söyle diyecektir : “ emirleri korumadim . Gece gündüz dua etmeme ve her tür iyi isi yerine getirmeye çalismama ragmen Allah’i sevme emrini bununla birlikte gözlemlemedim . Yanlizca az rastlanir durumlardadirki Allah’in emrine ulastim , fakat can’im sürekli olarak onda durmak istiyordu ” . Yabanci düsünceler ruh’uma girdigi zaman zekam Allah’la baska bir nesne arasinda paylasiliyordu ; Buda Allah’i tüm zekamizla ve tüm yüregimizle sevme emrinin bütünlügü içinde yerine gelmedigini gösterir . Fakat Ruh baska düsünceler yoluyla dalgin olmaksizin Allah’a bandigi vakit , ilk emir , hatta kusurlu olmasina ragmen , gözlemlenir . Allah ugruna sevgide bir çok dereceler vardir . Kötü düsüncelere karsi mücadele eden Allah’i ölçüsünde sever Günaha karsi mücadele eden Allah’tan kendisine günah islememe gücü vermesini diler , fakat zayifligindan dolayi yine günaha düser , bundan elem çeker ve tövbe eder ; Ruh’unun ve can’inin derinliginde kayrayi tasir , fakat tutkulari henüz yenilmis degildir . Tersine tutkulari yenilmis olan bununla birlikte artik mücadelesi yoktur , fakat günaha düsmemek için kendi üzerinde yanlizca dikkatli bir uyaniklik icra eder ; Böyle bir insan büyük bir kayra almistir ve kendinde bunun varligini hisseder . Fakat bedeninde oldugu kadar can’indada kayranin varligini hisseden kusursuz bir insandir ; Eger bu kayrayi korursa , bedeni kutlu kilinacaktir ( sanctifier ) ve kutsal kalintiya ( reliques ) dönüsecektir . Ceviren Dursun GÜRSOY

Créer un site gratuit avec e-monsite - Signaler un contenu illicite sur ce site